26 Ekim 2009 Pazartesi

doğuma beş kala..



oldum olası severim haziran ayını.. çocukken haziran demek doğumgünü, kutlama, hediyeler veeee başlayan koskocaman tatil idi, büyüdükce cazibesinden birşey kaybetmediği gibi yeni özellikler kazandı.. evet doğumgünüydü, hediyeler, kutlamalar, çiçeklerdi.. yazın müjdecisi, gece 9 a kadar aydınlık günlerdi, kütür kütür yeşil eriği tuza banıp sularını akıtarak yemek , evet belki erguvanların sonu ama manolya zamanıydı..çıkartılan çoraplar, püfür püfür etekler, hersabah arabanın camından esen güzel rüzgar, bazı gün yolu uzatıp boğazdan işe gitmek, yok vakit yoksa yine de portakal yokuşundan şaşmamakdı.. sonraları haziran kutlamalarına evlilik yıldönümü de eklendi..

derken bir cuma tarihler mart ayını gösterirken bora bey buyurdu; 22 haziranda yaparız doğumu.. aaaa hiç olurmu 21 yapalım da bari annesi gibi ikizler olsun.. anne ile nasıl geçinir bilinmez ama bari terazi babası ile uyumu garanti olsun.. olur dedi bora bey o günleri bir görelim de, gerisi kolay.. ( çok haklıymış hele bile o günleri görelim demekle.. sonradan anladıkki kızım zaten ikizler olacakmış anne müdahalesi olmadan..)

işte en sevdiğime en sevdiğim ayda kavuşacaktım.. ne mutlu bana.. boşunamı sevmişim bunca yıldır bu güzel ayı..

10 mayısa kadar herşey yolundaydı, karnım burnumda olduğumu bilmeden o anneler gününü de her anneler günü gibi hareketli geçirmek istedim, tüm kapılar çalınacak, herkesin hatırı yapılacak, gel gelelim vücut isyan etti.. ertesi günü 14/9 olan tansiyon çarşamba günü 15/10 a dayanmıştı, yine iyi dayandın dedi Bora bey, yok artık koşturmakda çalışmakda.. 36.haftayı görmemiz çok önemli, iki iğne olacaksın bebeğin ciğerlerini herhangibir acil müdahaleye hazırlamak için..ve yatıp dinleneceksin, tansiyonunu düzenli ölçüp raporlayacaksın.. hiç aklıma gelmezdi excelden tansiyon için tablo yapacağım.. en düşükten en yükseğe sort edelim, yok bi de kalp atışına göre bakalım, öncelik küçük, ikinci büyük sort edelim, oyna oynayabildiğin kadar..ve karar karara bildiğin kadar.. canım ablam ve grup şurup moral turlarında emirgan parkı senin boğaz benim ama yine de iki gözüm iki çeşme vuruldum iğneleri, bunlar kortizonlu bebeğe zarar vermezmi diye böğürerek..

normalde 1 haziran da doğum günümden bir gün önce başlayacak doğum iznime iki hafta önce başladım böylece.. 18 yıl çalıştıktan sonra hiç amaçsız iki seksen yat, sabah istediğin saat kalk, bak keyfine, ne cazip olmalı değil mi? yok hiç değildi mira acaba iyimi bak son iki saattir sanki hiç hareket etmedi, bu tansiyon ona dokunurmu sorular sorular kafada kırk tilki kırkının da kuyruğu birbirine değemiyor..
bir ay sonra bugünleri çok arayacaksın diyenler çok.. hayır hiç de aramadım, miramı kucağıma aldıktan sonra geçmişe dair hiçbirşeyi aramadım..
hayret karnımdan attığı tekmeleri bile, onun o güzel kokusu varya onu koklamazsam nefes alamam gibi..

sıklıkla kliniğe uğra, bora beyi gör, NST ye bağlan, çıkışta karnı burnunda biriki nişantaşı alışverişi..
derken 5 haziran cuma sabahı saat 10.00 da bora bey dediki pazartesi yapacağız doğumu, artık bu tansiyon sana zarar verir.. aslında haklıydı tabi, vücudumdaki ödemden dolayı bacaklarım, parmaklarım kıvrılamıyordu..

pazartesi sabah saat 07.00 de hastanede buluşalım dedi bora bey...of nasıl geçer bu haftasonu??

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder